Amerikan Başkanı Trump, 1 hafta süreceğini sandığı ama 6 aydır bitiremediği İran savaşından kendisine bir zafer hikâyesi yazarak çıkmakta zorlanıyor. Kasım ayında yapılacak seçimlerde, ABD Kongresindeki çoğunluğu kaybetme riskiyle karşı karşıya olan Trump'ın ne askeri ne diplomatik ne ekonomik tehditleri İran'a geri adım attıramıyor, boyun eğdiremiyor.
Kısacası Trump, bölgeye 50 bin asker, 2 uçak gemisi ve 19 savaş gemisi gibi dev bir güç yığdı, ama yine de işin içinden bir türlü çıkamıyor. Son 6 ay içinde İran savaşı için "küçük bir çatışma", "küçük bir sapma" ve "küçük bir gezi", "Birkaç haftalık bir gezi" gibi ifadeler kullanan Trump'ın durumu gerçekten çok zor.
Savaş her ne kadar Hürmüz Boğazı'nda düğümlenmiş gibi gözükse de bölgesel bir çatışma riski de devam ediyor. ABD'yi İran'ın başına saran Netanyahu ise tüm gücüyle 27 Ekim'de yapılacak erken seçimlerinde oy devşirebileceğine inandığı Batı Şeria, Gazze ve Lübnan'a yönelmiş durumda.
İsrail ordusu Hamas'a operasyon adı altında sivillere yönelik saldırılarını sürdürüyor. Amaç, Gazze'yi yaşanmaz hale getirip Filistinlileri göç etmeye mecbur kılmak. Batı Şeria'daki yerleşimci terörünü destekleyen Netanyahu, yeni Yahudi yerleşimleri planlarını da onaylıyor, yani Filistinlilerden burada da toprak çalıyor.
Netanyahu tüm bunların yanında ara sıra da İran konusunda, her an savaşa girebilecekmiş izlenimi veren sert açıklamalar yaparak, o cepheyi ihmal etmediğini de kanıtlamaya çalışıyor. Yine Trump'ın durumuna dönecek olursak, İran savaşından bir çıkış yolu bulunmasının pek kolay olmadığını artık Amerikan uzmanlar da kabul ediyor.
Bunun en son örneklerinden biri eski ABD Savunma Bakanı Leon Panetta oldu. Panetta, savaşın en iyi ihtimalle 6 ay daha süreceğini söyledi. Eski Bakan, Trump'ı İran'la savaşın ne zaman biteceği bilinmeyen bir Ortadoğu savaşına dönüşme riski taşıdığı konusunda da uyardı.
Obama'nın Başkanlığı döneminde CIA Başkanı olarak da görev yapan Panetta, ABD ve İran'ın bir çıkmazda olduğunu savunarak, "Bu savaşı sona erdirmek için gerçekten çok az seçeneğin bulunduğu artık bir sır değil" dedi. Leon Panetta'ya göre, ABD-İran çatışması, Irak ve Afganistan gibi başarısız bir savaş daha olma yolunda ilerliyor.
ABD'nin askeri kapasitesinde ve ordunun yönetiminde zaaflar olduğunu da savunan Panetta, İran'ın bunu gördüğünü ve yeni duruma uygun politikalar belirlemeye başladığını ifade etti. Trump'ın başarısızlığı, çaresizliği ve hatalı stratejisi, Körfez'deki müttefiklerini de rahatsız ediyor.
Öyle ki, bazı müttefikler, ABD'nin kendilerini koruyamamasından duydukları rahatsızlığı açıkça dile getirmekten çekinmiyorlar. Arap ülkeleri arasında en büyük ABD askeri üssüne ev sahipliği yapan Katar'dan gelen açıklama önemli mesajlar içeriyor. İran'ın ABD'ye misillemelerinden en çok etkilenen ülke olan Katar'ın Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü El Ensari, Amerikan güçlerinin Körfez'deki varlığının artık eskisi gibi koruyucu bir kalkan olmadığını dolaylı bir dille söyledi.
El Ensari, "Körfez'de uluslararası güçlerin bulunması, Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik bir ittifakın olması çok önemlidir. Ancak yeterli olmadığını anlamamız gerekiyor" dedi. İran'ın Körfez'deki ABD üslerine yönelik saldırılarının etkili olması, Trump'ı bölgedeki askeri güçlerinde azaltmaya gidebilecekleri yönünde bazı değerlendirmeler yapmasına yol açmıştı.
Bunun bir çözüm olmadığını, aksine işleri daha da zorlaştırabileceğini söyleyen Amerikan uzmanlar, ABD yönetimini uyarmaya çalışıyor. Biden döneminde Ulusal İstihbarat Başkanı olan Avril Haines bu uzmanlardan biri. Haines, "Körfez'deki ABD varlığının azaltılmasının önemli sıkıntılar getireceğini, hatta tam anlamıyla bölgede yer almaktan daha fazla sorun yaratacağını" belirtti.
ABD, attığı her adıma ve aldığı her önleme aynı şekilde karşılık veren bir İran gerçeğini henüz tam olarak anlamış değil. Savaş uzadıkça kendine olan güveni de artan İran son olarak ABD'nin "Çok ağır ekonomik yaptırım" kararına karşılık verdi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyinden yapılan açıklamada, ABD'nin Tahran'a karşı ekonomik savaşı sürdürmesi halinde, buna Basra Körfezi boyunca deniz abluka bölgesi kurularak karşılık verilebileceği bildirildi.
Açıklamada ayrıca "ABD savaş gemileri ve üslerine yönelik operasyonel duruş yeniden düzenlenmiştir" uyarısı da yapıldı. Söz konusu düzenleme ise İran'ın geçtiğimiz gün ABD savaş gemilerine yönelik fırlattığı yeni bir füzeyi içeriyor. Bin 200 km menzile sahip yeni füze, İran'ın savunma stratejisinde bir dönüm noktası olarak görülüyor. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır.
Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. ABDİRANDONALD TRUMPgürbüz evrenGürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı Gürbüz EvrenPerşembe, Eylül 10, 2026 – 07:00